Sponsor Bağlantılar
SPONSOR


Sanal Dünyada Sanal Bir Ben . .


Okurken dinlemenizi tavsiye ettiğim güzel bir eser var .)

Keyifli olmasını dilerim  . .    .)

Güzel olan zamanlardı , uzun yıllar öncesine ait zamanlar.Aslında insandan insana değişebiliyor
bu.Zevkler ve renkler tabiki klasik meselelerden ama önemli olan herşeyden önce kişinin
kendisidir demek istiyorum.Ve ekliyorum.
Ama eklemeden önce paylaşmak istediğim bazı şeyler var. Misalen , özgürlüğe hasret ruhlarımızda
asırlardır birikmekte olan tutku dolu isteklerimiz.İçimizdeki şeytan ya da öteki taraflarımız.
İşte tam olarak burada , bu başlıklardan söz açılınca değişir işin rengi.İnsanın kendisi
insanların içinde tam olarak özgür değildir .Bu yüzden gizler karanlık taraflarını.
Dengeli ve iyi bir hanımefendi olur.Ya da kibar bir beyefendi.İşin güzel tarafı , bu karanlık
yönlerimizi öyle güzel gizleriz ki en yakınımızdaki insanın bile farkına varması uzun yıllar
alabilir.
Çoğu zaman gördüğümüz mutsuz insanların mutsuzluğunun nedeni , tam olarak budur aslında.Olanlardan
aldıkları heyecan , ve tatmin düzeyi yetersizdir.Gün geçtikçe düşer insanın enerjisi.Yaşanılan güzellikler
bile zamanı gelince rutinler kadar sıkıcı gelmeye başlar.Tam olarak böyle zamanlarda şeytan karanlık
tarafımıza her zamankinden daha fazla içtenlik göstererek yanına çekmeye çalışır bizi.Asıl
mesele azazil değil tabi ki.O sadece basit bir örnek en nihayetinde.Ve onun davetleri ile
daha doğrusu karanlık taraflarımız ile , aramızdaki tek engel kafamızın içerisinde yer alan
ve her durumda kendimize göre uyarlayabildiğimiz sözde “ahlak”ımızdır. Ya da öyle görünmemize
neden olan insanlar. Misalen ailemiz , onlardan gördüğümüz itibar ya da onlar vasıtası ile
gördüğümüz itibar.Ya da sevdiğimiz bir dostumuzun kalbinde bize ayrılmış bulunan ve farkında
olduğumuz sevgi.Belki sevgilimiz.Belki sadece masumiyetimiz.Buna net bir tanım getirmek zor.
Ama istekler haddini ve boyutunu aşmaya başladığı ilk anda , direncimiz ile doğru orantılı
olarak yıkmaya başlar ahlak duvarlarımızı.Her insanın içinde vardır  kötülük ve
iyilik.Sadece cesaret ister bazı şeyler ve doğru zamanda doğru yerde olmak gerekir bir profesyonel olmak için.
Yerini ve zamanını bilen , dilediği gibi çıkarabilir iyiliğin ve kötülüğün tadını.
Tabi bu da her insana uygun bir durum değildir.Tam olarak bu anda , sınırlarımızın dizginlerden
kurtulduğumuz anda , insan kendisinden daha ileri gider.Aşar kendisini ve düşüncelerini sadece bunun
için odaklar.”Bir çözümü olmalı . .” diye fısıldar kendi kendine.Sadece onu bulabilmek kalmıştır.
Güdüleri açlık gibi , en keskininden diş ağrısı gibi tırmalamaya başlar beynini.Sonuç itibari ile
yavaş yavaş kontrolünü kaybetmeye başlar.Yine direnci ile doğru orantılı olarak teslim olur
karanlık yönlerine.Aşırı uçlarda gezinenler için ve yeteri kadar bilinç donanımı olmayanlar
için tehlikeli bir durumdur bu.Heyecan yaşama planları düşünüldüğünden daha ciddi sonuçlar
doğurabilir.
Ve burada otokontrol devreye girmeye başlar.İnsan yavaşça frenler kendisini.Ama hala çözülmesi
gereken bir sorun vardır.Dozu daha az olsa bile yaşanılmak zorundadır yeni bir heyecan.
Sınırlardan kurtulmakla işe başlanılması gerektiği gelir hemen akla.Ya da farklı bir dünya
bulmak gerekir , bu istekleri tam anlamı ile yaşayabilmek için.Sanıyorum en şanslı olduğumuz
konulardan bir tanesi bu.
Oturup düşünmeye devam ediyoruz.Kurallar basit.İnsanların yaşadığı ama kendimizi istediğimiz gibi
tanıtabileceğimiz , istediğimiz her şeyi yapabilme özgürlüğünü bize tanıyan ve aynı zamanda
kurtulması son derece kolay yeni bir dünya.
Gerçek kimliğimizden kurtulabileceğimiz ve sınırsız yalan söyleyebileceğimiz yeni bir dünya.
Sonunda cevabı bulduğumuzu sanıyorum.Kendimizi mutlu edebilmek adına karşılaşabileceğimiz yeni
insanların bulunduğu bir yer olarak bu dünyanın içerisinde ama bu dünyadan çok uzak olan ,
aslında varlığının netliği bile şüpheli olan cevabımızla kendimize gülümsüyoruz .)
Herkesin yaptığını yapıyoruz sanırım.Sevdiklerimizden göremediğimiz ilgiyi görebileceğimiz
insanların bize gıpta ile bakabilmesini sağlayacak yeni dünyamıza ilk adımımızı atarken pek
heyecanlı değiliz aslında.Karşımızda duran sıradan bir ekran.Basit bir bilgisayar.Ama o aynı zamanda
kendimize özel dünyamıza açılan kapımız oluyor.
Evet , yeni dünyamıza hoş geldik.Burada sınır yok.Gerçek hayatın kısıtlamalarından ve şikayetçi olduğumuz
konulardan hatta kendimizden bile bağımsızız.Kurallarımızı istediğimiz gibi koyabiliyoruz.gerçekleri biz
anlatmadığımız sürece kimse bilmeyecek.Ve sanırım bu bize heyecan veriyor.)
Sanal dünyada sanal bir “ben” yaratmış olmanın verdiği gururla kendimizi Tanrı sanmaya başlıyoruz.
Burada sadece insanlardan istediğimiz şeyleri almaya odaklıyoruz kendimizi.Limitsiz olması da en güzel
tarafı aslında bu işin.
Ve şimdi kaldığım yerden devam etmek istiyorum.Her ne olursa olsun önemli olan kendisidir insanın.
Yukarıda anlatılanlar herkes için geçerli değil.Fakat şu sıra istisnalar kendilerine yeni kaideler bulabilmekte.
Ailesinden sevgi göremeyen çocukların , ilgisiz bırakılan eşlerin ve yeteri kadar umursanmadığını düşünenlerin
bulabildiği en iyi çözüm yollarından biri oluyor “Sanal Dünya”.Yaşanılanların ağırlığından kurtulabilmiş olmanın
o güzel tadı başka şeylerle değişilecek gibi değil.Zorluklarla mücadele edemeyenlerin kendilerine krallık kurabilecekleri
başka bir yer, sanıyorum yok.
Ama ben yine de devam ediyorum kaldığım yerden eklemeye.Israrla söylüyorum önemli olanın insanın kendisi olduğunu.
Belki henüz yolun başındayız.Umutlarımız evrenden bağımsız çalışıyor.Sevgimizi hak etmeyen insanlar için harcıyoruz.
Acı duyuyoruz yaşadığımız olaylardan ve devam etsin istemiyoruz bazı zamanlarda.Bunu anlayabiliyorum.
Yine de gerçekler , er ya da geç yüzleşmek için karşımıza çıktıklarında buna gerçekten hazırlıklı olmak gerektiği
kanısındayım.Ve insan içerisindeki kötülüğü o kötü enerjiyi bilinçsizce zarar vermek ya da kendini tatmin etmek yerine
adalet için kullanmayı öğrenebilirse işte tam olarak o zaman insanlık ve insanlıkla ilgili her kavram yeniden kavuşacak
yüzyıllar boyu uzak kalınan erdemlere.
Ve son olarak bildiğim güzel bir sözü paylaşmak istiyorum.Eski bir bilge der ki; kendisine yenilmeyenin yenileceği düşman yoktur.
Gecelerinizin güzel günlerinizin aydın yarınlarınızın mutlu ve umutlu olması dileği ile . .

NoboDy





Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

SPONSOR