Sivas

Tagged:  

Sivas Sohbet Sivas Chat
Sivas, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi'nin en eski ve önemli kentlerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti bu kentte kurulmuştur. Şehrin nüfusu 2008 yılına göre 314.595'tir. 1927'de 28.000 olan nüfusu, 1990'da 223.115'e, 2000'de 251.776'ya, 2007'de 294.402'ye çıkmıştır.
Tarihçe
Eski adı (Yunanca: Σεβάστεια, Ermenice: Սեբաստիա) Sebastea veya Sebasteia olan Sivas, Anadolu'nun ve Karadeniz Bölgesi'nin en eski ve önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Kazı ve araştırmalarda ele geçen buluntular, yörede ilk yerleşimin Neolitik Çağ'a (M.Ö. 8000-5500) uzandığını göstermektedir. Kent M.Ö. 2000'lerde değişik yerleşmelere sahne olmuştur.

M.Ö. 17. yüzyılda Hitit sınırları içinde yer alan kentin güney kesimi Geç Hitit devletleri döneminde Tilgarimmu adıyla anılmaya başladı. M.Ö. 8. yüzyılda Kimmer ve İskit istilalarına uğradı. M.Ö. 6. yüzyıl başlarında Medler'in, aynı yüzyılın ortalarında da Persler'in egmenliğine girdi. M.Ö. 4. yüzylılın ikinci yarısındaki kısa süreli Büyük İskender'in Makedonya yönetiminin ardından Kapadokya Krallığı'na bağlandı. M.S. 17'de bütün Kapadokya ile birlikte Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. Bu dönemde kısa sürelerle Partlar'ın ve Sasaniler'in eline geçti. Bizans döneminde önce Armeniakon Tehması'nın sınırları içindeydi. 12. yüzyılda Sebasteia Tehması'na bağlandı.

Selçuklu Türkleri Malazgirt Savaşı'ndan önce Sivas'a kadar uzanmış ve 1059'a doğru bir ara kenti ele geçirmişlerdi. Ancak yörenin kesin olarak Türk egemenliğine girmesi Malazgirt Zaferi'nden kısa bir süre sonra gerçekleşti. Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın kumandanlarından Emir Danişment'in ele geçirdiği kent uzun bir süre Danişmentliler'in elinde kaldıktan sonra 1174'te II. Kılıç Arslan tarafından Selçuklu Devleti sınırları içine alındı. Selçuklular döneminde Sivas yeniden gelişti. Kentin surları 1221'e doğru, Sultan I. Alaeddin Keykubad tarafından onartıldı. Kısa bir süre sonra Moğollar'ın saldırıları başladı ve Kösedağ Savaşı'ndan(yenilgisi) (1243) sonra Selçuklu topraklarıyla birlikte Sivas da Moğolların eline geçti.

Kentteki anıtlarının en önemlileri 13. yüzyılın ikinci yarısındaki İlhanlılar döneminde yapıldı. Sivas, Kayseri ile birlikte İlhanlılar'ın Anadolu'ya gönderdikleri valiler taradından merkez olarak kullanıldı. 14. yüzyılın ilk yarısında Sivas'a gelen İbn-i Batuta, burayı İlhanlılar'ın Anadoluda'ki en büyük şehri olarak tanımlar. İlhanlı valilerinden Alaeddin Eratna Bey, 1345'te bağımsızlığını ilan ederek, önce devletine merkez olarak Sivas'ı seçti. Eratna'nın 1353'de ölümünden sonra Kadı Burhanettin onun yerini aldı, ancak Akkoyunlu beyi Karayülük Osman ile yaptığı bir savaşta öldü (1398). Bunun üzerine Sivaslılar topraklarını Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıd'a teslim ettiler. 1400 yazında Timur Sivas'ı ele geçirdi, şehri savunan askerleri öldürttü, halkı kılıçtan geçirtti, şehri yağmalattı ve surları yıktırttı. Timur istilasından sonra şehir bir süre Kadı Burhaneddin'in damadı Mezid Bey'in elinde kaldı. 1403-1408 arasında yeniden Osmanlı hakimiyetine geçti ve bir eyalet merkezi oldu.

17. ve 19. yüzyıllar arasında zaman zaman Anadolu'da meydana gelen ayaklanmalardan zarar gördü. 1649'da şehirden geçen Evliya Çelebi, surların kuşattığı alanda 44 mahalleye bölünmüş 4 600 ev bulunduğunu, ayrıca Yukarıkale adını verdiği İçkale ve Paşa kalesindekilerle bu sayının 6 060'ı bulduğunu yazar. XIX. yüzyıl gezginlerinin kent nüfusu için verdikleri rakamlar genellikle birbirini tutmaz. Bu yüzyılın sonuna doğru nüfusun 30.000-45.000 arasında değiştiği sanılmaktadır.

XIX. yüzyıl başında bütün Osmanlı topraklarında Islahat Devri başlamıştır. Önce 7 sancak ve 72 kazadan oluşan Sivas, gittikçe daralmış ve önemini kaybetmiştir. Valiliğine bile mirimiranlar atanıyordu. 1813'te bu usulden vazgeçilerek yeniden vezir atanmasına başlandı. Bir yıl sonra şehirde büyük bir veba salgını başgösterdi. Eyalet teşkilatı bazı küçük değişikliklerle XIX. yüzyıl ortalarına kadar sürmüştür. 1863'te uygulanmaya başlanan vilayetler teşkilatı içinde kurulan Sivas vilayeti; Sivas, Amasya, Tokat ve Şebinkarahisar (Karahisar-ı Şarki) sancaklarına ayrıldı. Bu durum Cumhuriyet döneminde sancakların vilayet haline getirilmesine kadar devam etti.

Sivas'ın Milli Mücadele'nin kazanılmasında önemli bir yeri vardır. Bu mücadelenin hazırlık döneminde Mustafa Kemal Paşa önce, 27 Haziran 1919'da Samsun'dan Erzurum Kongresi'ni takiben burda 4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'ni topladı ve 18 Aralık 1919'da Ankara'ya gitmek üzere şehirden ayrıldı.

Gerek 1927'de Chicago Üniversitesi'nden gelen arkeologların ve gerekse 1945 yılında da Türk arkeologların yaptığı kazı ve araştırmalara göre Sivas tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim birimi ve şehir merkezidir. Ayrıca en eski dünya medeniyetleri olan Persler, Etiler, Hititler, Asurlar Sivas'ta hüküm sürmüşlerdir.

Karadeniz'in tek yolcu treni olan Samsun Postası Sivas'tan gönderiliyor. Ayrıca Sivas, tren istasyonu olarak büyük bir kavşak konumundadır.Bugün birçok ilin demiryolu bağlantısı direkt olarak Sivas üzerine kuruludur.Sultan II. Abdülhamit Han döneminden beri vardır.

Cumhuriyet tarihinin de ilk vagon ve lokomotif fabrikası ve Cer atelyesi TÜDEMSAŞ Sivas'ta 1939’da Sivasta kuruldu.TÜDEMSAŞ kurulduğun da dünyanın en ileri tesislerinden biriydi.2003 yılında, Irak Savaşı'nın başlarında TÜDEMSAŞ Saddam yönetiminin başında bulunduğu Irak’a 300 vagonluk ihracat yaptı. Bugün hala dünyanın değişik yerlerinden TÜDEMSAŞ’a gelen siparişler değerlendirilmektedir ve ihracatlar devam etmektedir. Tüdemsaş Sivas'ın geçim kaynagı ve bel kemiğidir.

Atatürk’ün 'Cumhuriyetin Temellerini Burada Attık' dediği Sivas'ta 4 Eylül 1919'da, Sivas Erkek Lisesi'nde toplanan Sivas Kongresi, alınan kararlar bakımından Kurtuluş Savaşı öncesi toplanan en önemli kongredir. Hiçbir ülkenin manda ve himayesinin kabul olunmayacağı ve milletin istikbalinin yine milletin azim ve kararıyla kurtulucağı kararları bu kongrede alınmıştır.

Gökmedrese, Çifte Minareli Medrese, Şifaiye Medresesi, Buruciye Medresesi, Ulu Cami kentteki en önemli Selçuklu dönemi eserleridir. Bunlardan Şifahiye Medresesi'ndeki yangın izleri Orta Asya'dan gelip Anadolu'yu ele geçirmeye çalışan Timurlenk'in, 180 000 kişilik ordusu ve filleriyle ani bir baskın yapıp 4.000 kişilik Osmanlı ordusunu gafil avladığında yaptığı büyük tahribat ve zulümün canlı kanıtı olarak korunmaktadır.

Osmanlı döneminde Bölge Eyaleti olmuştur. 1516 yılında alınan karara göre Sivas’a; Kayseri, Tokat, Amasya, Yozgat, Çorum, Kastamonu, Erzincan, Darende ve Arapkir ilçe olarak bağlandı.

Dünyaca ünlü kangal köpeği, Sivas'ta yetişmektedir. Kangal köpeği genetik olarak en mükemmel kombinasyonlardan birine sahiptir ve yüksek seviyede eğitilebilirlik özelliği taşımaktadır.

Türkiye'nin önemli enerji kaynaklarından biri olan Kangal Termik Santralı Sivas'tadır.

Sivas'ta Türkiye'nin en büyük linyit işletmesi bulunmaktadır.

Otomobil varlığı
TUİK'in istatistiklerine göre Türkiye'nin nüfusu, otomobil varlığı ve otomobil başına düşün nüfus illere göre şöyle:

Otomobil başına düşen nüfus (2007)
İl Otomobil (adet) Nüfus (kişi) Otomobil başına nüfus (kişi)
Sivas 42.191 631.112 14,95

İklim
Sivas, çok sert bir karasal iklim yapısına sahiptir. Kışları çok soğuk ve sert geçer, kış aylarında bol kar yağışı görülür ve ortalama 4-5 ay karla örtülüdür. Yazları sıcak kurak ve kısa süreli, ilkbahar ve sonbahar ayları yağmurlu geçer. Her ne kadar kışlar soğuk geçse de, ilin Kuzey bölümünde (Kelkit Vadisi bölümlerinde), Koyulhisar, Suşehri, Doganşar, Gölova, Akıncılar ilçelerinde karadeniz iklimine gecis görülür. Zara, İmranlı, Hafik, Yıldızeli ilçelerinin ise kuzey kesimlerinde karasal iklimden tipik Karadeniz iklimine geçiş görülür. Bu bölgelerde, iç kesimlere göre havalar ılık geçer.

Sivas coğrafi olarak İç Anadolu, Dogu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin kesiştiği noktadadır.

Yapılan gözlem ortalamalarına göre (son 50 yıl içinde gözlenen) en soğuk ay -34.6 derece ile Ocak ayıdır. En sıcak ay 38.3 derece ile Temmuz ayıdır, aylık yağış ortalaması en yüksek ay Mayıs, en düşük ay Ağustostur. 1992 yılında gözlenen en yüksek nem oranı %80.0 ile Aralık ayı; en düşük nem %55.2 ile Ağustos ayıdır. Aynı yılda en yüksek basınç 874.1 mb olarak Ocak ayı, en düşük basınç ise 868 mb olarak Şubat ayıdır.

Folklor ve halk oyunları
Sivas halkoyunlarinda da bu iklim farklılıkları göze çarpar.Örneğin:İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölümlerinde Halay,Uzunhava(davul,zurna)ya rastlanırken,kuzeyde yani Karadeniz bölümlerinde(Suşehri,,Koyulhisar v.b.) ise horon(kemençe ve davul zurna ile)rastlamak mümkündür.Bunlar Sivas´ın Halkoyunları ve Folklör açısından oldukça zengin olduğunu kanıtlar.

Sivas ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin İç Anadolu Bölgesi, Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildir. Sivas ili, Mezopotamya ve arasında kervanların geçtiği bölgede olduğu için, Selçuklular döneminde tüccarların ziyaret ettiği bir merkez haline gelmiştir. Ülkemizde Konya'dan sonra en çok Selçuklu eserinin bulunduğu il Sivas'tır. 13.yüzyıla ait Gök Medrese, Çifte Minareli Medrese ve Mavi Medreseleri çini sanatı açısından mutlaka görülmeye değer yerlerdir. Ulu Camii ise 1100 yılında inşaa edilmiştir. Ayrıca Sivas Türkiye'nin yüzölçümü açısından en büyük ikinci ilidir.Toplam nüfusu 633.347, merkez nüfusu 417.756'dır.

Sivas Akarsu bakımından türkiye'nin en zengin ilidir. Sivas Kızıldağ'dan doğan Kızılırmak,Kösedağından doğan Yeşilırmak ve yine Kösedağdan Doğan Fırat'ın en önemli kollarından biri olan Karasu nehri Sivas ili sınırları içinde doğmaktadır.
Sivas coğrafi açıdan kıraç, yeşili az, sert iklimli bir yerdir. Ikliminin elverdiği ölçüde yetiştirilebilen ancak tahıl ürünleri, şeker pancarı, patates gibi ürünlerdir.

Türk İstiklâl Savaşı'nın temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya'dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu'nun yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. Kuzeyden Giresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. Trafik numarası 58’dir.

Yapısı
Sivas, yözülçümü itibariyle Türkiye'nin ikinci büyük ilidir. Toprakları üç bölgeye yayılmıştır. İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesinde yer alır.Bozkır iklimi hakimdir. Yerlesim yeri sayisi acisindan Sivas Türkiyede birinci sirayi alir. Günümüzde Sivas halki,tarih boyunca buralara göç ederek yerleşmiş Türkmenler, coğrafi olarak Sivas sınırları içerisinde kalan yerel halk ile `93 harbi dedigimiz 1877/78 deki Osmanli-Rus savasindan sonra yöreye yerleştirilmiş Çerkez, Terekeme, Kars vilayetinden gelen göçmenler, Kafkas göcmenleri ve Cumhuriyet sonrası nüfus hareketleri sonucu şehire yerleşmiş insanlardan oluşmaktadır. Ayrıca, Rumeli göçmenlerinden de Cumhuriyet döneminde yerleştirilen nüfusta bulunmaktadır. Bu yönüyle Sivas etnik yönden çeşitlilik içermektedir. Ancak, zaman içerisinde halkın kaynaşması nedeniyle şu anda bu farklılıklardan söz etmek mümkün değildir. İklim sert olduğundan dolayı tarım yapılamamaktadır.Ancak hayvancılık için iklim ve arazi yapısı uygundur. Şehir merkezi alan olarak askeri kışlalar ve üniversite kampüsü ile çevrelenmiş olup, Hafik yolundan Taşlıdere-Yıldızeli yoluna kadar uzanan Kızılırmak vadisi boyunca uzanan sahanın büyük olması nedeniyle şehirleşmek için uygun alan bulunmaktadır.

Adının kökeni
Şehrin adı kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün evrimleşerek Türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de Yunancada saygıdeğer, yüce anlamına gelir ki, Latince Augustus'un Yunanca karşılığıdır. Bu da Pontuslar tarafından kurulan kentin Roma İmparatoru Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder.

Halk arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden “Sibasipler”den gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.

Sivas ismi ile ilgili bir başka rivâyete göre ise, kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ismi bu şekilde oluşmuştur

Görülmesi Gereken Yerler
Sivas sıcak çermik, Sivas Yıldızeli yolu üzerinde sivasa yaklaşık 24 km uzaklıkta olup toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür

Sivas soğuk çermik, İl merkezine 19 km. uzaklıkta, Başıbüyük Köyü'nün girişinde olup, suyun sıcaklığı 28 derecedir. Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi ilginç bir topografya ve bitki örtüsüne sahiptir. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safrakesesi hastalıklarına iyi gelmektedir.

Kangal balıklı çermik, Sivas'a 96 km. , Kangal ilçe merkezine 13 km. uzaklıkta olup sivastan her saat başı toplu taşıma araöları ile varmak mümkündür.Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi "Sedef Hastalığını tedavi ederek" sergilemektedir.

Şehirde bir çok Selçuklu ve Osmanlı eserleri bulunmaktadır:

Buruciye Medresesi
Gök Medrese
Çifte Minareli Medrese
Şifaiye Medresesi
Valilik Binası
Jandarma Binası
Selçuk Anadolu Lisesi Binası
4 Eylül Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi
Susamışlar Konağı
Abdi Ağa Konağı
İnönü Konağı
Kangal Ağası Konağı
Osman Ağa Konağı
Ali Baba Konağı
Taş Han
Behram Paşa Hanı
Ziya Bey Kütüphanesi
Kale Camii
Ulu Camii
Kargakalesi Köyü
Eğri Köprü
Kesik Köprü

Şehir dışı diğer tarihi yapılar:

Divriği Ulucamii (Divriği)
Divriği Kalesi ve Kale Camisi (Divriği)
Yıldız köprüsü (Yıldızeli-Sivas karayolu Yıldız Nehri üzeri)
Tödürge Kaya Mağaraları (Zara)
Doğa Harikaları:'

Dipsiz Göl (Doğanşar)
Eğriçimen Yaylası (Koyulhisar)
Sızır Şelalesi (Gemerek)
Hafik Gölü ve Lota Gölü (Hafik)
Tödürge Gölü (Zara)
Gökpınar Gölü (Gürün)
suşehri
Boğazköy
golova bogazkoy-karul.tr.gg

Kitaplar
Bir Şehre Dair Kangal
Dış Bağlantılar
Sivas Valiliği resmî sitesi
Sivas Belediyesi resmî sitesi
Sivas haberleri resmî sitesi
Canlı Sivas resmî sitesi
Sivas son dakika resmî sitesi
Sivas ilan resmî sitesi
Sivas Halk Eğitim Merkezi resmî sitesi
Sivas İl Özel İdaresi resmî sitesi
Sivas News resmî sitesi
Sivas İnternet resmî sitesi

Sivas Valileri[gizle]Halet Paşa | Süleyman Necmi Selmen | Ali Haydar Yuluğ | Zeki Bey (1341-1341) | Hilmi Bey (1341-1928) | Süleyman Sami Kepenek (1928-1935) | Ali Akif Eyidoğan (1935-1935) | Nazım Türegün (1935-1936) | Nazmi Toker (1936-1939) | Muhtar Akman (1939-1939) | Ali Akif Eyidoğan (1939-1942) | Naci Kıcıman (1942-1944) | Necmettin Ergin (1944-1946) | Feyyaz Bosut (1946-1947) | Rebii Karatekin (1947-1950) | Tahir Gürkük (1950-1952) | Necati İlter (1952-1954) | İhsan Sabri Çağlayangil (1954-1954) | Rıfat Bingöl (1955-1955) | Kadri Eroğan (1956-1956) | Fahrettin Akkutlu (1957-1958) | Şakir Canalp (1958-1960) | Memduh Payzın (1960-1962) | Mehmet Varinli (1962-1964) | Zahid Kırağlı (1964-1966) | Ahmet Vefik Kitapçıgil (1966-1968) | Mustafa Yörükoğlu (1967-1970) | Hüseyin Sabri Sözer (1970-1971) | Celal Kaya Can (1971-1975) | Ali Rıza Yaradanakul (1975-1978) | Fikret Koçak (1978-1979) | Şükrü Özhan (1979-1980) | Bekir Öztürk (1980-1981) | Şükrü Er (1981-1983) | Ertuğrul Ersoy (1983-1984) | Lütfi Fikret Tuncel (1984-1990) | Bekir Aksoy (1990-1992) | Ahmet Karabilgin (1993-1993) | Aydın Güçlü (1993-1997) | Aslan Yıldırım (1997-1998) | Aydın Güçlü (1998-2000) | Mehmet Lütfullah Bilgin (2000-2003) | Hasan Canpolat (2003-2006) | Veysel Dalmaz (2006-2009) | Ali Kolat (2009- )

EkBoyut
Sivas.png102.27 KB