Edirne

Tagged:  

Edirne Sohbet Chat
Edirne ilinin merkezi olan şehir. Nüfusu 2009 yılına göre 141.570 dir.

CoÄŸrafya
Türkiye'yi Avrupa'ya bağlayan karayolu üzerindeki serhat şehridir. Edirne, Tunca, Arda ve Meriç ırmaklarının buluştuğu düzlükte kurulmuştur. Karasal iklim hakimdir.

Toplumsal yapı
1927'de 35.000 olan kent nüfusu 1990'da 102.345'e, 2000'de 119.298'e, 2007'de 136.070'e ve 2008'de 138.054'e 2009'da 141.570 olmuştur

Tarih
Şehrin tarihi, M.Ö. 7. yüzyıla uzanmaktadır.

Romalılar dönemi
M.S. 2. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus Edirne'ye stratejik önemi nedeniyle şehir statüsü vererek kendi adını koydu. Romalılar zamanında Edirne, Hadrianoupolis olarak anıldı.

Bizans dönemi
Romalılar'dan Bizanslılar'a geçen kent Haçlı Seferleri sırasında birçok kez yağma edildi.

Osmanlılar Dönemi
1361 yılında Murad Hüdavendiğar tarafından Bizanslılar'dan alındı ve Osmanlı topraklarına katıldı.

Osmanlı İmparatorluğunun ikinci başkentidir. İstanbul'un fethine kadar 90 yıl boyunca Osmanlı başkenti olmuştur.

Edirne'nin İşgali
Edirne 1900 yılların başında Bulgaristan tarafından işgal edilmiştir. İstiklâl Marşı şairi Mehmet Âkif Ersoy'un bu işgali protesto eden bir şiiri vardır. Bu işgal sırasında birçok tarihi yapı yıkılmış ve zarar görmüştür. Edirne'nin simgesi haline gelmiş olan Selimiye Camii de bunlardan biridir.

Sanat ve kültür
Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmasından dolayı şehir han, cami, çarşı gibi tarihi eserlerle süslüdür.

Külliyeler
II. Beyazıt Külliyesi
Selimiye Külliyesi
Camiler-Kiliseler-Sinagoglar
Edirne'de Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, Üç Şerefeli Cami ve Eski CamiDarül-Hadis Camii Edirne'nin en önemli eserlerini oluşturur.

Ayrıca Hıristiyan kültürüne ait Kaleiçinde bulunan İtalyan Katolik Kilisesi, Kıyıkta bulunan Sveti Georgi Bulgar kilisesi ve Kirişhanede bulunan Konstantin-Helena Kilisesi vardır. Kaleiçinde Büyük Edirne Sinagogu bulunur. Bu, Türkiye sınırları içerisindeki en büyük, Avrupa'daki 2. büyük sinagogdur.

Kapalı çarşılar
Selimiye Arastası, Bedesten ve Alipaşa adlı üç kapalıçarşısı bulunmaktadır.

Edirne Sarayı
Osmanlı döneminde kullanılan saraydan günümüzde adaletin timsali olan Adalet Kasrı haricinde bir bina kalmamıştır, önünde seng-i arz ve seng-i ibret.

El sanatları
Edirne, Osmanlı döneminde çini ve seramik sanatının önemli merkezlerindendi. Edirne'deki saray ve önemli binaların çinileri, şehrin sanatsal geleneğinin ürünleridir.

Edirne'deki el sanatları üslubuna "Edirnekâri" (Edirne işi) adı verilir. Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti olduğu dönemden beri Edirne'deki el işleri yüksek nitelikleriyle beğeni toplamıştır. Günümüzde de bu gelenek ağaç ve oyma işlemeciliğinde devam etmekte; sandık ve dolap gibi ahşap malzemeler üzerine boya ile yapılan desenlerle kendini göstermektedir. Lake kap ve kutu yapımcılığı, çiçek ressamlığı, ciltçilik, hattatlık (özellikle talik yazı), ahşap oyuculuğu ve mezar taşçılığı, Edirne'deki diğer el sanatlarıdır.

Günümüzde süpürgecilik de bir el sanatı olarak varlığını sürdürmektedir. Turistik bir faaliyet haline dönüşen mis sabunculuğu da bir diğer geleneksel el sanatıdır.

Osmanlılar döneminde hastane olarak da kullanılan II. Beyazıt Külliyesi Eğitim
Trakya Üniversitesi'ni bulundurmaktadır.

Semtleri
Ayşekadın
Esentepe
Kaleiçi
Karaağaç
Kavgaz
Kıyık
KiriÅŸhane
KutlutaÅŸ
Muradiye
Saraçhane
Umur Bey
Küçükpazar
Spor

Edirne'nin köklü kulübü Edirnespor bu şehirde oynamaktadır.Olin Edirne Basketbol şehrin basketbol kulübüdür.

KardeÅŸ Åžehirler
Kars Türkiye
Tekirdağ, Türkiye
İzmit Türkiye
Yambol Bulgaristan
Haskovo Bulgaristan
Dedeağaç Yunanistan
Edirne ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nin Trakya yakasında, doğuda Kırklareli ve Tekirdağ, güneyde Çanakkale ve Ege Denizi, batıda Evros (Yunanistan) ve kuzeyde Haskovo (Bulgaristan) ile çevrili ildir.

Edirne ilinin geneli düzlük olup il sınırları içerisindeki herhangi bir yükselti 500 m'yi aşmadığı için ilde dağ bulunmamaktadır. Korudağ Edirne'de bilinmesine rağmen bu yanlış bir bilgidir. %25'i ormanlık olan ve topraklarının %57'sinde tarım yapılan ilin en önemli akarsuyu, Karaağaç hariç olmak üzere Türk-Yunan sınırını çizen Meriç'tir.

İlin iklimi güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sertleşir; Ege Denizi'ne kıyısı olan güney kesiminde daha çok ılıman Akdeniz iklimi yaşanırken, il merkezinin de bulunduğu kuzey kesiminde sert kışlarıyla kendini gösteren karasal iklim hakimdir.

Tarih

Edirne Åžehir GiriÅŸi
1835 yılında EdirneEdirne il merkezini oluşturan kenti, bölgeye adlarını veren ve Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar kurmuştur. Bilinen en eski ismi aynı zamanda bir Trak boyu adı olan Odrysai'dir. Uscudama ismiyle de anılan şehir yaklaşık M.Ö. 170 senesinde Romalıların hakimiyetine geçer. MS 125 yılında Roma İmparatoru Hadrianus'un buyruğuyla tekrar bayındırlaştırılan kente Hadrianopolis ismi verilir. Roma İmparatorluğu'nun bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu, ya da diğer adıyla Bizans'ın payına düşen şehir, bir süreliğine Avarlar, Bulgarlar ve Haçlıların eline geçse de kentin 1361 yılında Türklerce fethine değin Bizans'ta kalır. 1365 senesinde Osmanlılarca başkent yapılan Edirne, 1453'te İstanbul'un başkent olmasından sonra da önemini kısmen yitirse de, padişahların gözde yerlerinden biri ve canlı bir ticari ve idari merkez olarak kalmıştır. 18. yy.da yangınlar ve depremle sarsılan kentin gelişimine en büyük darbeyi, bir zamanlar avantaj teşkil eden Balkanlara açılan kapı olma niteliğinin Osmanlı İmparatorluğu'nun gerilemeye başlamasıyla dezavantaja dönüşmesi vurmuştur. Yabancı işgalini ilk olarak 1828-29 yılındaki Osmanlı-Rus harbinde yaşayan şehir, 93 harbi'nde (1877-1878) tekrar Ruslar, Balkan Harbi'nde (1912-1913) ise Bulgarlar tarafından işgal edilmiştir. Birinci Balkan harbinden sonra kabul edilen barış anlaşmasıyla Bulgaristan'a geçen kent, daha anlaşmanın mürekkebi kurumadan patlak veren İkinci Balkan savaşından sonra tekrar Türk topraklarına katılmıştır. I. Dünya Savaşı'ndan Osmanlı Devleti'nin yenilgiyle çıkmasının ardından Edirne, Temmuz 1920'de Yunan işgaline uğramış, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanmasıyla 25 Kasım 1922'de nihai olarak Türk egemenliğine girmiş ve Lozan Anlaşması'yla Yunanistan'dan savaş tazminatı olarak alınan Karaağaç'ın 15 Eylül 1923'te Türkiye'ye katılmasıyla ilin sınırı bugünkü halini almıştır.

İsminin kökeni
Edirne adı, kentin Latince ve Yunanca ismi olan Hadrianoupolis (Hadrianus'un kurduğu şehir, Hadrianus'un şehri) sözcüğünün Türkçede Edrenebol, Edrene ve Edirne olarak evrimleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Başka bir ihtimal de, gene Hadrianoupolis'ten türetilmiş olan, şehrin Bulgarca adı Odrin'den evrimleşmiş olmasıdır.

Kültür ve eğitim
1357'den beri düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri yaz aylarında birçok yerli ve yabancı turisti çeker. Cumhuriyet'in kuruluşu ile beraber Edirne'de eğitim kurumları da hızlı bir gelişme göstermiş, son yıllarda Edirne, eğitimde gelişmişlik düzeyi açısından Türkiye'nin önde gelen kentleri arasına girmiştir. Edirne'de okur-yazar oranı Cumhuriyet Dönemi boyunca Türkiye genelinin üzerinde olmuştur. Son yıllarda gerçekleştirilen kurslarla okur-yazarlık oranı %99'a ulaşmıştır.

Folklor
Edirne ilinde Trakya'nın diğer illerindeki gibi 9/8'lik ritmin ağır bastığı halk türküleri yaygındır. Diğer Ardında Sümbüllü Bağlar, Karakuşun Yüksektendir Oyunu, Kızılcıklar Oldu Mu, Püskül Pencereden Uçtu, Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar vardır.

Edirne ilinde yaşayanların, kendilerine özgü kıvrak ezgilerle bezeli ve yöre düğünlerinin ayrılmaz bir parçası olan Roman havaları da Edirne folklorunun tamamlayıcı bir parçasını oluşturur. Bunların en tanınmışları: Güm Güm Teke, Kako Sali, Anako, Yağmur Yağdı, Maşa Satarım gibi.

KardeÅŸ ÅŸehirler

Ayrıca bakınız: Kardeş Şehirler
Yambol, Bulgaristan
Hasköy, Bulgaristan
Gümülcine, Yunanistan

EkBoyut
edirne.bmp148.13 KB

AddToAny

Share this