Bala

Tagged:  
Balâ, Ankara'nın bir ilçesi.Keskin,Kaman ve Kulu ilçelerine sınırı bulunan ilçe, Ankara'ya 80 km'lik asfalt yol ile bağlıdır. KÖKENBİLİM Balâ, Türkmence'de yüksek anlamına gelmektedir.Bala ilçesi Keskin ilçesine 62 km ,Kaman ilçesine 153 km uzaklıktadır. TARİHİ Buradaki bilgiler Bala,Aşıkoğlu köyü eşraflarından Sayın Mevlüt ALTINTOP'un çalışmaları yanında örnek olarak Bala ilçesini kuran "İmirzalıoğlu" ailesine yer verilmiştir.Daha sonra anılardan yola çıkılarak ilçeden gelişmeler açıklanmıştır. 1850 yılına ait Osmanlı arşiv belgelerinden edinilen bilgiye göre, Bala halkının kökeni Erzurum'dan gelmektedir.19. yy'da (İmirzalıoğlu) Mir Osman Bey kurmuştur. 1463 tarihli tahrir defterine göre:Merkez Kaza ve buna bağlı kasaba nahiyesi Kasaba-i Bala ve Kasaba-iSufla diye ikiye ayrılır. Kasaba-i Bala:[[Keskin]] ve Bala'ya bağlı köylerdir. 1785 tarihinde kasaba-i Bala merkeze bağlı kasabadır. Bala ilçesi tarih boyunca "Kasaba-i Bala, Bozulus Sancağı, Tabanlı Kazası"olarak adlandırılmıştır. İlçe ve köylerinin halkı çoğunlukla "Bozulus Türkmenleri"dir.Başta Bala olmak üzre Bala'nın 41 köyünde sülaleri bulunmaktadır.Tabanlı aşiretine mensupturlar.Daha önce Erzurum(Pasinler),(Horasan) ve aydın(söke,koçarlı) bölgesinde bulunan Tabanlı Aşiretinin o dönem aşiret reisi olan Bala'nın yapılanmasını sağlayan 1860 yılındaki aşiret reisi (İmirzalıoğlu) Mir Osman Bey olmuştur. Tabanlı Aşireti Erzurum (Pasinler,Horasan)'dan göçerek bugünkü Balâ İlçesi topraklarına gelmişlerdir. Bala ve Köylere yerleştirilene kadarda Balâ ile Erzurum,(pasinler,horasan) arasında konar göçer olarak yaşamışlardır. Daha sonrada 1840 - 1862 yılları arasında köylere yerleştirilmiştir. Bala'nın Erzurum Pasinler Horasan'dan gelen aşiret köyleri; Aşıkoğlu,Karadalak,Sırapınar,Yeniyapanşeyhli,Tol,Şehriban,Büyükbayat,Küçükbayat,Karahamzalı,Üçem,Küçükboyalık,Büyükboyalık,Çatalören,Çatalçeşme köyleri arasında sıkı bir şekilde akrabalık bağları bulunmaktadır. 1840-1862 yılları arasında Erzurum'dan Bala'ya gelen büyük göç sonucunda Bala beldesi karaali kazasına köy olarak bağlanırken o dönemki aşiret reisi olan Mir Osman Bey(İmirzalıoğlu) ve aşiretinin büyük girişimleri sonucunda 1898 yılında belediye (ilçe) statüsüne yükseltilmiştir. İlçeye Bala ismi verilirken Bozulus aşireti isiminden esinlenerek verilmiştir. İskanlara karşı gelen,büyük kavgalar çıkartarak Anadoluda osmanlı devletine karşı gelebilen tek aşiret Bozulus Türkmenlerinden olan Tabanlı Aşiretidir.1745'de Osmanlı hazinesini büyük ölçüde zarara uğratmışlardır.Bunların yanısıra insanları rehin alarak tabiri caizse eşkiyalık yaparak paralarını altınlarını alarak zorbalık kullanmaktaydılar.Söz konusu olan bu türkmen aşireti osmanlı devletini çok zorluklar içerisinde bırakmıştır. "Tabanlı" aşireti Erzurum'dan göç ederek "Bala" ve köylerine yerleşip Osmanlı hakimiyetinde sakin bir hayat sürdü.Bala'nın erzurum'dan gelen aşiret köylerine dikkat edilirse adetleri,gelenekleri,tutumları,konuşma şiveleri erzurum yöresiyle hemen hemen aynıdır. Bozulus aşiretinin en yoğun olarak bulundukları yer birbirine komşu olan Bala ve Keskin ilçeleridir.Bala 1898 yılında 21.593 kişilik nüfusa sahipti gayri müslim yok, 49 köye sahipti. [2] Bala'nın az sayıda bulunan kürt köyleri bala'nın yerlisi değildir.İsmet inönü tarafından yaklaşık 100 yıl önce başta iç anadolu bölgesi olmak üzere urfa suruç bölgesinden sürgün olarak getirilmişlerdir.Diğer türk köyleri ise çevre yerleşim yerlerinden gelmişlerdir. Cumhuriyet dönemi Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK kurtuluş savaşını başlatmak üzere 19 mayıs 1919 tarihinde samsun'dan yola çıkmıştır.Ankara'ya varmadan uğradığı son yer Bala'dır.Kendileri 26 aralık 1919 tarihinde Bala'ya bağlı Aşıkoğlu ve Üçem köylerinde dinlenmiş köylülerin fikirlerini almış beynam köyünde gecelemiş ve anadoludaki son görüşmelerini yapmıştır. [3] KÜLTÜRÜ Yörede Türkmen/Abdal Kültürü vardır.[kaynak belirtilmeli] Bala've Keskin'deki folklorik oluşum ve Türkmen/Abdal türkülerinin anonimleşme sürecindeki farklı ve ağırlıklı yerini vurgulayan bu söz, bir bakıma birbiriyle komşu Bala ve Keskin bu iki yörenin karekteristik özelliklerine de işaret eder.Yöre türkülerinin ağırbaşlı ve durulmuş lirizmi hemen farkedilir.Bala" Orta Anadolu'nun en zengin halay bölgelerinden biri olduğu kadar,halayların eşlik sazı olan davul zurnanın da en iyi icra edildiği yörelerden biridir.Bala ve Keskin yöresi halayları ayak ve bel hareketlerine dayanır. Ağır fakat gösterişlidir.20- 30 kadın kendi aralarında halay çekerler.Sin sin oynanır. Eskilerde Bala ve Keskin kökenli saz ve söz üstadları oyun ve halaylara eşlik sağlarlarmış.Yine bu topluluk düğün ve kutlamalar dışında, kahveleride ziyaret ederek türkmen/Abdal müzik kültürünü, bozlaklar başta gelir, köy ahalisine aktarırlarmış. Bala ve Keskin civarı atayurttan at sırtında anayurda gelirken getirdiğimiz ve gözümüz gibi koruduğumuz kültür/müzik değerlerinin en yoğun yaşandığı ve yaşatıldığı yörelerden biri Bala. Yöreye damgasını vuran iki önemli kültürel havzadan biri Keskin ve Bala diğeri ise saz ve söz kültünün hayatın ayrılmaz parçası olduğu önemli bir Türkmen/Abdal yerleşim yeri olan koçyayla ve yeniköy köyleri.Keskin ve Bala en kadim ve geleneksel sazlarımız olan davul, zurna ve bağlamanın, daha ziyade gerçek Türk dansı olan halaylar eşliğinde icra edildiği; bu özelliği ile Osmanlı’dan günümüze değin saygınlığını koruyan bir ilçe.Bu kadim sanatı başarıyla sürdürenler ise, Bala ve Keskin'e bağlı çevre köylere yerleşmiş ağırlıklı olarak Türkmen/abdal aşiretine mensup ustalar.Ünlü Müzik yazarı,folklor araştırmacısı Halil Bedii Yönetken yöreyi bir halay ve bozlak merkezi olarak niteler ve bu kültürün yegane taşıyıcısı Keskin'li ve Bala'lı Abdalların tarihi misyonlarından ve onlardan derledikleri davul zurna ezgilerinden övgüyle söz eder. Yörede kullanılan temel çalgılar aynı zamanda en eski Türk sazları olan davul, zurna ve bağlamadır. Kemanın da daha sonra yöresel enstrümanlar arasına girerek ustalar elinde adeta millîleştiğini ve çok usta keman icracıları yetiştiğini biliyoruz.Halk müziği repertuarımız içerisinde klasik türkülere örnek teşkil eden "Allı Turnam,Yaylalar içinde erzurum yayla" ve "Bugün ayın ışığı" adlı halay türküleri yöreyle özdeşleşmiştir."Ankara'da yedim taze meyvayı" adlı bozlak ise, yörenin en karakteristik bozlaklarından biridir. Yörenin başlıca yemekleri ise ; Besmet,Topalak,İncir uyutması,Kömbe,Sulu Et yemekleridir. Yörede kullanılan Türkmen kelimelerden örnekler Ağa-baba, ,malamat-eli ayağına dolaşmak,,aba-ana, oturgaç-sandalye, balak-pantalon, fahir-fakir, partal-elbise, cevher-maydonoz, seklem-yarım,şiplek-terlik, çaylık-çaydanlık, kişelemek-kovalamak, ,çömçe-kaşık,,elbise-entari, yeraaç-yerin dibine gir(öl,geber) çarpa-başörtüsü(eşarp),ağ-ak,,annı-alın,,aralık-boşluk,,avurt-yanak,,bibi-hala,,böle-teyze çocukları,,buymak-üşümek,,cıncık-cam,,cırcır-fermuar,,çapıt-bez,,dam-oda,,dayza-teyze,,dölek-düz,,dulda-rüzgar almayan yer,,döş-göğüs,,ellam-herhalde,,gubarmak-şımarmak,,guşene-tencere,,ırak-uzak,,ilmek-düğüm,,ökenmek-taklit etmek,,peşkir-havlu,,acer-yeni,,okuntu-davetiye,,yel-rüzgar,,yumak-yıkamak,,zaar-haralde,,ığranmak-sallanmak, öte-ileri, bataydın-öle geber, nörüyün-ne yapıyorsun, halın nasıl- ne haldesin v.s. TARİHİ ESERLER Tarihi eserlere bakıldığında ilçe merkezinde bir roma mezarlığı,eski devirlerde kullanılan savunma amaçlı yığma tepeler,şehir kalıntıları,roma devrine ait mermer sütunlar bulunmaktadır.Aşıkoğlu köyünde beyaz alçıtaşı ocakları,üçem,karadalak,sırapınar,çatalören köylerinde savunma amaçlı kullanılan mağaralar,suyugüzel,küçükbayat,yaylalıözü köylerinde höyükler bulunmaktadır. İklimi ve Bitki Örtüsü İlçede yazları sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçenin en yağışlı mevsimi ilkbahardır. Yüksekliği nedeniyle ilçenin sıcaklık ortalamaları Ankara ili geneline nispeten düşüktür. İlçe topraklarının büyük bir kısmını tarım arazileri ile çayır ve meralar oluşturmaktadır. Tarıma elverişli olmayan engebeli arazilerin büyük bir kısmını ise ilçede bir zamanlar var olan meşe ve karaçam ormanlarının yüzyıllar boyunca insanlarca tahrip edilmesi sonucu oluşan antropojen bozkır alanları kaplamaktadır. Genellikle geven ve bir yıllık otsu bitkilerin mevcut olduğu bu alanlarda yer yer bodur meşe ağaçları, yaban gülleri, ahlat, alıç vb. gibi odunsu bitkilere de rastlanabilmektedir. İlçenin en önemli ormanlık alanını ağırlıklı olarak karaçam ağaçlarından oluşan Beynam Ormanı oluşturmaktadır. İlçenin kuzeydoğusunda yer alan Küre Dağında ise meşelik alanlar bulunmaktadır. Yoğun tahribat sonucu genellikle çalı görünümünde olan bu alanlardaki meşelerin islah edilerek araziye yeniden orman dokusu kazandırılması için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından çalışmalar yürütülmektedir. Ekonomi Küçük atölyelerin bulunduğu Bala'nın ekonomisi büyük ölçüde sanayi ve ticarete dayalıdır. Ayrıca ilçede buğday arpa ayçiçeği, mercimek, nohut, fasulye, şeker pancarı, kavun ve karpuz yetiştirilmektedir. Kızılırmak üzerinde kurulan Kesikköprü Barajı ilçe sınırları içerisindedir. Nüfus İlçenin nüfusu 2007 genel nüfus sayımına göre 23.505'dir. Bunun 6.912'si ilçe merkezinde, 16.593'si ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır. 2.530 km² yüzölçümündeki ilçeye bağlı 3 belde belediyesi ve 55 köy bulunmaktadır. Yıllara göre ilçe nüfus verileri Yıllar Merkez Köyler Toplam 2009 7.443 16.381 23.824 2007 6.912 16.593 23.505 2000 6.616 33.098 39.714 1997 5.903 30.484 36.387 1990 6.236 32.821 39.057 1985 5.477 1980 4.193 1975 4.102 1970 3.899 1965 3.646 1960 3.287 Turizm Çam ağaçlarıyla kaplı Beynam ormanları ve Kesikköprü Barajı hem ilçenin hem de Ankara'nın önemli mesire yerlerinden biridir. Eğitim öğretim İlçede yüksek öğretim kurumu olarak Hacettepe Üniversitesi'ne bağlı Bala Meslek Yüksek Okulu ve Balâ Anadolu Lisesi bulunmaktadır.

AddToAny

Share this